FİZİKSEL GELİŞİM

Öğr.Gör.Dr.Diğdem Müge SİYEZ

didem.siyez@deu.edu.tr

Bebeklik Döneminde
Fiziksel Gelişim

0-2 yaşlar arasını içeren bebeklik dönemi fiziksel açıdan pek çok temel becerinin kazanıldığı bir dönemdir. Bu dönem içerisinde bebeklerin hem beden oranlarında hızlı bir büyüme hem de hareket kabiliyetlerinde ciddi bir artış yaşanmaktadır.

Bebeklik Döneminde
Bedensel Gelişim

Yenidoğan bir bebek beden oranları açısından karşılaştırıldığında yetişkinlerin küçük bir kopyası değildir. Kafaları ve gövdeleri bedenin diğer bölgeleri ile karşılaştırıldığında daha fazla yer kaplamaktadır.

Çocuk doğduğu zaman baş uzunluğunun boy uzunluğuna oranı ¼’tür. Vücut büyümesi ön plana geçtikçe bu oran 1/8’e kadar iner.

 

Bebeklerde normal doğum ağırlığı 2500-4000 gr olarak kabul edilirken, boy uzunlukları da 45-50 cm arasında değişmektedir.

Bebeklik Döneminde
Psiko-motor Gelişim

REFLEKSLERİN ÖNEMİ

bebeklerin yaşamlarını sürdürebilmesi ve olgunlaşma sürecinin devam edebilmesi için doğuştan getirdikleri refleksleri oldukça önemli bir yere sahiptir.

ÖRN: Yutkunma, öğürme, emme, göz kırpma ve esneme

REFLEKSLERİN ÖNEMi

2. Refleksler aynı zamanda bebeklerin sinir sisteminin değerlendirilmesinde de önemli bir rol oynamaktadır. Belirli yaşlarda kaybolması gereken yenidoğan reflekslerinin kaybolmaması veya ortaya çıkması gereken reflekslerin ortaya çıkmaması yenidoğanın nörolojik gelişimde büyük önem taşır.

ÖRN: Moro refleksinin 5. aydan itibaren kaybolmaması beyin hasarı şüphesini doğurmaktadır.

 

KABA MOTOR BECERİLER

Bebeklik döneminde ilk ay içerisinde sergilenen kaba motor beceriler oldukça basittir.

ÖRN: bebeğin yüzüstü yatırıldığında ellerini ve ayaklarını oynatarak kafasını yerden kaldırmaya çalışması

altıncı aydan itibaren kaba motor beceriler biraz daha karmaşıklaşmaya başlar.

ÖRN: el ve ayaklarının daha koordineli olarak hareket ettirilmesi ve bebeğin kendisini ileriye doğru ittirmesi

 

İNCE MOTOR BECERİLER

Bebeklik döneminde ince motor becerilerinin ilk göstergeleri arasında bebeklerin yaklaşık üç aylık olduklarında ellerini açabilmesi,

üç buçuk aylık olduklarında çıngırağını yakalayabilmesi,

8.5 aylık olduklarında herhangi bir nesneyi yakalamak için parmaklarını kullanması yer almaktadır.

 

Yaşamın ilk yılında motor koordinasyonun gelişimde olgunlaşma oldukça önemli bir yere sahiptir.

Olgunlaşma ile birlikte;

bedenin fiziksel yapısı, hareket kabiliyeti, bebeğin motive edilmesi ve bebeğin becerilerini destekleyen diğer çevresel faktörler motor becerilerin gelişimini etkilemektedir.

 

çocuğun gerekli olgunlaşma düzeyine ulaşmadan sadece çevresel faktörlerin varlığı motor becerilerin kazanılmasını hızlandırmayacağı gibi hatta çocuk için zararlı olabilmektedir

Motor becerilerin gelişiminde çevresel faktörlerin yanı sıra çocuğun algısal gelişimi de motor becerilerin niteliğini etkilemektedir.

BEBEKLİK DÖNEMİNDE
DUYUSAL GELİŞİM

Gün içersinde çok sayıda farklı obje, insan ve olayla karşılaşan bebekler karşılaştıkları her farklı duruma nasıl tepki vereceklerini öğrenmek durumundadırlar.

Bebeklerin uyarıcılara verdikleri tepkiler bir çok faktöre bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

ÖRN: objenin mesafesi, yüz hatlarıi beden ölçüleri

BEBEKLİK DÖNEMİNDE
DUYUSAL GELİŞİM

 

Bebekler aynı zamanda 7 -10 gün içerisinde taklit davranışlarına başlarlar

Duyu organlarının gelişimi

Görme: Görsel algı diğer duyu oranlarına göre daha yavaş gelişmektedir. Görsel algı ile ilgili son yapılan çalışmalar;

Bebeklerin farklı uzaklıklardaki objelere odaklanmasının iki ay civarında gerçekleştiğini

Nesnelerin üç boyutlu olarak algılanmasının dört ay civarında gerçekleştiğini

Renklerin 2-4 aylık dönem içerisinde ayırt edebildiğini

Bebeklerin görsel uyarıcıları derinlik ve uzaklıklarına göre ayırt edebildiklerini

Görsel algının gelişiminde bireysel farklılıklar olduğunu göstermektedir.

Duyu organlarının gelişimi

İşitme: Bebekler dünyaya işitme duyusuna sahip olarak gelirler. Başlangıçta ani ve kuvvetli seslere irkilme ile cevap verirlerken, kısa bir süre içersinde bazı sesleri ayırt edebilirler. Örneğin üç günlük bebeklerin annelerinin seslerini diğer seslere tercih ettikleri gözlemlenmiştir. İşitme duyusu çocuğun yeni şeyler öğrenebilmesi ve konuşabilmesi için oldukça önemli bir yere sahiptir.

Tat: Bebeklerin tat alma duyuları doğduklarında gelişmiştir. Yenidoğan bebekler tatlı ve ekşi tatları birbirlerinden ayırt edebilir.Bebeklerin doğumdan sonra birkaç saat içersinde de farklı kokulara farklı tepkiler verdikleri gözlemlenmiştir .

Duyu organlarının gelişimi

Koku: Koku alma duyusu yenidoğan döneminde tam olarak gelişmemekle birlikte bebekler hoşlandıkları kokulara gülümseyerek tepki verebilmektedirler (12).

Dokunma: Yenidoğan döneminde dokunma duyusu tam olarak gelişmiş olmadığı için bir takım dokunsal uyarıcılara refleksleri ile tepki verirler. 5 aydan itibaren dudak ve dil bölgesindeki dokunma duyuları gelişir

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE FİZİKSEL GELİŞİM

Gelişimsel açıdan bu yaş çocuğunda fiziksel gelişim bebeklik dönemiyle kıyaslandığında bir daha yavaş hızlı bir şekilde devam etmektedir. 2 -6 yaşlarını içeren bu dönemde çocuklar bebeklikten çıkarak içinde yaşadıkları dünyanın farkına varmaya çalışırlar

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE BEDENSEL GELİŞİM

Bu dönem çocuğunun beden yapısı bebeklik dönemine göre daha ince uzun görünümlüdür. Bebeklik dönemine göre karınları biraz daha düzleşirken (yassılaşırken) omuzları da genişlemiştir. Bu değişimin nedeni ise bacak uzunluğunun artmasıdır. Doğumdan iki yaşın sonuna kadar olan dönem içerisinde kol ve bacak uzunluğu %60 ile 70 oranında bir artış göstermektedir.

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE PSİKO MOTOR GELİŞİM

Bu dönemde hem kaba hem de ince motor beceriler gelişmeye devam etmektedir.

Okul öncesi öğretmeni okul içerisindeki fiziksel aktiviteleri planlarken çocuğun hayal kırıklığı yaşamasına neden olabilecek aktivitelerden kaçınmalıdır. Aynı zamanda bu planlanan aktivitelerin çocuğun gelişim düzeyine göre basit olması can sıkıntısı ile sonuçlanabilir

KABA MOTOR BECERİLER

Kaba motor beceriler, takla atmak, atlamak, tahterevalliye binmek gibi bedenin büyük kısımlarının koordinasyonunu gerektirirken hareketleri içermektedir.

 

İNCE MOTOR BECERİLER

Okul öncesi dönemde resim çizme gibi sanat çalışmaları, ince motor becerilerin gelişimine ciddi bir katkı sağlamaktadır. Bebeklik döneminde el hareketleri oldukça sınırlıyken, okul öncesi dönemde çocuğun el becerileri gelişir ve bu dönemin sonuna geldiğinde anlamlı resimler çizebilirler.

 

El Tercihi

Çocukların günlük yaşamda ağırlık olarak hangi ellerini kullanacaklarının yaklaşık 8 yaş civarında kesinlik kazanmaktadır. Ancak araştırmalar çocukların el tercihlerini 2 yaşından itibaren yapmaya başladıklarını göstermektedir

OKUL DÖNEMİNDE FİZİKSEL GELİŞİM

6-12 yaşlarını içeren bu dönemde bedensel gelişim yavaşlamaktadır. Bunun sonucu olarak da bu yıllar arasında beden görünümünde yaşanan gelişmeler çok belirgin değildir

Ancak bu dönem içerisinde motor beceriler mükemmelleşmeye başlamaktadır.

OKUL DÖNEMİNDE BEDENSEL GELİŞİM

6 yaşlarına geldiklerinde gövdelerinin uzunluğu doğdukları dönemin iki katı olur. Bu dönemde göğüs kafesi genişlerken ve yassılaşırken kaburgaları da eğik bir pozisyondan daha dik bir pozisyona geçer

Bu dönem içerisinde yüz yapısında da belirgin değişiklikler yaşanmaktadır. Örneğin, alnı yassılaşırken burnu da büyümektedir. Kalıcı dişler bebeklik (süt) dişleri ile yer değiştirir, çenesi büyür ve yüz profili belirginleşmeye başlar

 

Sinir sistemi gelişimini bu yıllarda tamamlarken iskelet sistemi gelişmeye devam etmektedir. İskelet sisteminin gelişimi açısından mineraller özellikle de kalsiyum ve fosfor kemiklerin sertliğinin ve dayanıklılığının artmasına yardımcı olmaktadır

OKUL DÖNEMİNDE PSİKO MOTOR GELİŞİM

Okul çağı çocuğu hem kaba hem de ince motor becerilerini sergileyebileceği etkinliklere katılmak için oldukça isteklidir. Bu nedenle de çocuğun fiziksel aktiviteler içerisinde yer alması beden sağlığı, kendini yeterli hissetme, bilişsel ve sosyal becerilerin gelişimi gibi çocuğun gelişimini pek çok açıdan olumlu yönde etkilemektedir.

 

Fiziksel eğitim içerisinde yarışmalar veya takım sporlarının yanı sıra öğrencilerin hemen hemen hepsinin katılabileceği ve performanslarını sergileyebileceği yürüme, koşma, zıplama ve tırmanma gibi aktivitelere de yer verilebilir

kABA MOTOR BECERİLER

Bu yıllarda kaba motor beceriler oldukça fazla yer kaplamaktadır. 6 yaşına kadar çocukların büyük bir çoğunluğu patene binebilirler, ip atlayabilirler ve iki tekerlekli bisiklete binebilirler. 7 yaşına geldiklerinde büyük bir çoğunluğu çok iyi koşabilir ve zıplayabilir.

Bu dönemde motor becerilerin gelişiminde cinsiyet farklılıkları dikkati çekmektedir. Erkekler, zıplama, koşma, atlama gibi becerileri kızlara göre daha iyi yaparlarken kızlarda ince motor beceriler erkeklere göre daha iyi yaparlar

 

İNCE MOTOR BECERİLER

Bu yaş çocuğu kollarının, omuzlarının, bileklerinin ve parmaklarının kontrolünü kazanır. Böylelikle bu dönemin sonuna gelindiğinde çocuklar müzik aleti çalma, dikiş dikme, sanat çalışmaları yaratma gibi uğraşlar için gerekli olan ince motor becerilere sahip olurlar. İnce motor becerilerdeki gelişim özellikle ilkokul öğrencilerinin elyazısını yazabilmesine olanak sağlar



ERGENLİK DÖNEMİNDE FİZİKSEL GELİŞİM

Ergenlik döneminde boy ve kilo artışı çok hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir. Yaklaşık dört yıl içerisinde kızlar ve erkeklerin ilk olarak fiziksel görünümlerinde olmakla birlikte diğer gelişim alanlarında da çocukluktan yetişkinliğe doğru bir değişim geçirmektedir

ERGENLİK DÖNEMİNDE BEDENSEL GELİŞİM

Ergenlik öncesi dönemde bacaklar gövdeden uzundur ve kollar uzamaya başlamıştır. El ve ayaklar, kol ve bacaklardan önce olgunluğa ulaştığı için oransız görünmektedir. Ergenlik öncesi dönemden başlayarak vücuttaki yağ dokusu artar. Yüz kemiklerinin büyümesi ile burun ve alt çene belirginleşir, yüz konfigürasyonu değişir. Ergenlik döneminde böbrek, kalp gibi iç organlarında büyüklüğü artmaktadır

 

Erkekler ve kızlar için büyüme farklı zamanlarda başlamaktadır. Ortalama olarak kızlar büyümeye erkeklerden 2 yıl önce başlarlar ve büyüme sürecini erklerden daha önce tamamlarlar. Yaklaşık olarak kızlarda 10 yaş civarında başlayan büyüme dönemi ile birlikte kızlar 11 yaşlarına geldiklerinde kendi yaş grubundaki erkeklerden biraz daha uzun boylu ve daha kilolu olurlar. Ancak 13 yaşına gelindiğinde durum değişiklik gösterir ve erkeklerin beden yapıları kızlara göre daha yapılı olur

Puberte: Cinsel Olgunlaşmanın Başlangıcı

Puberte, hipofiz bezinden beyine yetişkin düzeyinde cinsiyet hormonlarını yani androjen (erkeklik hormonu) ve östrojen (kadınlık hormunu) salgılama emrini vermesiyle başlamaktadır

Kızlarda Puberte

Kızlarda ergenlikle ilgili ilk belirti göğüslerdeki büyümedir. Göğüslerin gelişmesini aynı yıl içerisinde pubis bölgesinin kıllanması izler. Cinsiyet organlarındaki gelişim ile bedensel gelişim paralellik göstermektedir. Boy uzaması maksimal noktasını ulaştıktan sonra menstrüasyon başlar

 

Puberte döneminde birincil ve ikincil cinsiyet özellikleri de kazanılmaktadır. Birincil cinsiyet özellikleri vajina, uterus gibi üreme organların ve beden yapısının gelişimi ile ilgilidir. İkincil cinsiyet özellikleri ise kalçaların genişlemesi ve yuvarlaklaşması, bacak ve kolların daha şekilli olması, pütürlü bir cilt, kalınlaşma, vücudun kıllanması, göğüslerin gelişimi gibi cinsel olgunlaşmanın gözle görülebilir hale gelmesidir

Erkeklerde Puberte

Erkeklerde puberte döneminin başlangıcını işaret eden çarpıcı değişimler olmamakla birlikte erkeklerin cinsel olgunlaşması birkaç farklı aşamayı izlediği söylenebilir. Erkek çocuklarda ergenliğin ilk gözlenen belirtisi birincil cinsiyet özelliklerinin kazanılmasına bağlı olarak testis ve skrotumdaki değişikliklerdir. Testislerdeki ilk değişikliğin belirlenmesinden 8-12 ay sonra penis uzunluğu ve çapı büyümeye başlar. Aynı dönem içerisinde penis yüzeyinde kıllanmalar meydana gelir

 

Erkekler de penisin büyümesi ile birlikte sperm üretecek olan prostat bezi ve semen keseleri de büyümektedir. Bu durumu ilk ejakülasyon takip eder. Sperm üretimi daha önceden başlamakla birlikte ilk ejakülasyon yaklaşık 13 yaş civarında meydana gelmektedir. Başlangıçta semen çok az sayıda spermi içerirken yaşa birlikte sperm miktarı da artış göstermektedir. Aynı zamanda ikincil cinsiyet özellikleri de gelişmeye devam etmektedir. 12 yaş civarında pubis bölgesindeki kıllanmanın ardından koltuk altı ve yüz bölgesinin kıllanması , sesin kalınlaşması ikincil cinsiyet özellikleri arasında yer almaktadır

Ergenlik dönemine ilişkin sorunlar

Pubertenin Zamanı: Erken ya da Geç Olgunlaşmanın Sonuçları

Erken olgunlaşan erkekler yaşıtlarına göre daha atletik bir yapıya sahip olurken grup içersinde de daha popüler olmaktadır. Aynı zamanda erken olgunlaşan erkeklerin benlik algılarına ve arkadaş ilişkilerine yönelik algıları daha olumlu olmaktadır. Ayrıca erken olgunlaşma ile yaşamda daha fazla sorumluluk alınması ve işbirlikçi olma arasında ilişki olduğu bilinmektedir

Pubertenin Zamanı: Erken ya da Geç Olgunlaşmanın Sonuçları

Erken olgunlaşan kızlar için ise durum biraz daha farklılık göstermektedir. Göğüslerinin büyümesi kendilerini rahatsız hissetmelerine ve arkadaşlarından farklı hissetmelerine neden olabilmektedir. Ayrıca sınıf içerisinde henüz olgunlaşmamış olan arkadaşlarının şakalarına maruz kalabilmektedir

erken olgunlaşan kızlar erken yaşta cinsel ilişkiye girme davranışı arasında da olumlu bir ilişki bulunmaktadır.

Kendi yaşındaki erkeklerden daha zayıf ve küçük görünen erkekler yaşıtları tarafından daha az çekici bulunmaktadır. Beden yapılarının küçük olması nedeni ile sportif faaliyetlerde de dezavantaj yaşayabilmektedirler. Ayrıca toplumsal olarak erkekler kız arkadaşlarından daha uzun boylu olmalıdır düşüncesi yaygın olduğu için sosyal yaşamları da acı verici olabilmektedir. Geç olgunlaşan erkeğin karşılaştığı bu sıkıntılar ise benlik algısının düşmesine neden olabilmektedir. Buna bağlı olarak da ergenin yetişkinliğe geçişi uzayabilmektedir.

 

Geç olgunlaşan kızlar, ortaokul yada lise dönemlerinde yakın ilişkilerde ya da grup aktivitelerinde dikkati çekmemekte ve gözden kaçabilmektedir. Bu durum ise sosyal statülerinin düşük olmasını beraberinde getirebilmektedir

Beslenme,Yemek Yeme ve Yeme Bozuklukları

Obezite

Anoreksiya nervosa

Bulimia nervosa

ERGENLİK DÖNEMİNDE PSİKO MOTOR GELİŞİM

dönem içersinde erkekler ve kızlar motor becerileri açısından da ulaşabilecekleri en üst beceriye sahip olurlar (15). Ancak ergenlik yıllarının başlangıcında motor becerilerde azalma yaşanmaktadır. Bunun nedeni ise kemik ve kaslardaki büyümenin farklı hızlarda olmasıdır.

Fiziksel Gelişimi Etkileyen Faktörler

Genetik Faktörler

Beslenme:

Hormonal Faktörler:

Hastalıklar:

Kazalar

Psikolojik Rahatsızlıklar

Sosyo-ekonomik Statü

Evrensel Değişiklikler:

Fiziksel Aktivite

Öğretmenlere Öneriler

Psiko-motor becerilerin (yazı yazma, müzik atleti çalma, vb.) öğretilmesinde çocuğun hazırbulunuşluk ve olgunlaşma düzeyi mutlaka dikkate alınmalıdır. Yapılması planlanan aktivite için çocuk gerekli olgunluğa ulaşmamışsa çocuk sadece belirlenen işi yapmakta başarısız olmayacak bundan fiziksel ya da psikolojik açıdan da olumsuz yönde etkilenecektir.

 

Öğrencilerin psiko-motor becerileri gözlemlendiğinde bireylerarası farklılıkların olması kaçınılmazdır. Bu nedenle de çocukları birbirlerine örnek göstermek yerine çocukların bireysel gelişim eğrilerinin izlenmesi, çocuğun özellikle öz-yeterlilik duygusunun gelişiminde etkili olmaktadır.

 

Okulöncesi dönemde çocukların denge ve koordinasyon yetileri tam olarak gelişmediği için okul öncesi eğitim kurumlarındaki fiziksel mekanlar çocukların yaralanmasını engelleyecek şekilde yapılandırılmalıdır

 

Okul öncesi dönemden başlayarak eğitimin herhangi bir kademesindeki çocuğun psiko-motor becerileri yaşıtlarına göre oldukça gerideyse çocuğun gelişiminin değerlendirilmesi için aile okul psikolojik danışmanına, rehberlik araştırma merkezlerine ve çocuk ergen psikiyatri kliniklerine yönlendirilmelidir

 

Bir öğrencinin fiziksel özellikleri aşırı şişman olmak ya da uzun boylu olmak gibi grubun genelinden belirgin bir farklılık gösteriyorsa diğer öğrencilerin kendisiyle dalga geçmesine neden olabilir. Bu nedenle de sınıf içerisinde öğrencilerin birbirlerini kabul edebilmelerini sağlamak amacıyla sosyal beceri etkinliklerine yer verilmelidir

 

Öğrencilerin görme ya da işitme ile ilgili bir takım problemleri sınıf içerisindeki akademik başarılarının düşmesine ya da sosyal ilişkilerinin bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle de öğretmenler tarafından dönem başlarında görme ve işitme ile ilgili olarak tarama testleri mutlaka yapılmadır

 

Ergenlik dönemine girmeden önce ergenin bedeninde meydana gelecek değişimlerin anlatılması ergenin bedeninde meydana gelen değişimlere uyum sağlamasını kolaylaştırmaktadır

 

Sınıf ortamında öğrencilerin sadece akademik başarı ya da başarısızlıklarının ölçüt olarak alınması yerine öğrencilerin bir bütün olarak değerlendirilmeleri gerekmektedir. Öğrencilerin akademik sorunlarının altında uzağı görememesi, sesleri duyamaması gibi fiziksel kökenli etmenlerin yer alabileceği unutulmamalıdır

 

Çocukların oldukça hareketli oldukları ve enerjilerinin fazla olduğu 6-12 yaş dönemi içerisinde fiziksel aktivitelere de mutlaka yer verilmelidir